\head>
Öncelikle siyasetin ne olduğunu anlamak için yönetmenin nasıl doğru yapılabileceğini anlamak gerekir.
Öncelikle yönetim devlet içindir. Hükümet devlet değil devleti yönetendir. Anlamamız gereken şey Hükümet parti değildir; Parti kişisel, sandıktan çıkan sonuç herkesindir. Çünkü bu devlet bizim devletimizdir ve asla partiye olan kininiz devlete ihanete sürüklemesin. Bu hükümeti koşulsuz kabullenmek değildir, hatasına hata doğrusuna doğru demek aslî vatanseverlik gerektirir. Bunun için sağ sol ayrımı yapmayınız çünkü gerçek bir siyasette sağ sol yoktur, değerli bir hocamın deyişiyle sağ ve sol sadece bir yumaktır elimize verilen, böyle bir taraf kavramı yoktur, yanlızca hak ve batıl vardır. Bunu daha iyi anlamanız için ABD tarihinde önemli bir siyasi yere sahip olan Henry Wallace' ın siyasi hizmetlerini araştırmanızı tavsiye ederim.
Yani size anlatmak istediğim husus tarafsız bakıp doğru ve yanlışlara eksiksiz şekilde ulaşmaya çalışacağımızdır. Kitabını ilk bölümünde yer veriyorum fakat size bu yanlışları ve doğruları bildiğim kadarıyla anlatacağım. Fakat ne yazarsan yazayım hakkı aradığım için yazarım asla hiç kimse ye yalakalık yapma amacım yoktur. Ben hak tarafında olmaya çalışıyorum. Fakat beni anlayabilmenizin ikinci şartı da ön yargılarınızdan kurtulmanızdır. Unutmayın tarafında olduğunuz parti hatasız değildir ki insanı insan yapan özel kılan hatalardır, hata yapmasıdır. Parti siyaseti takım tutmak değildir, burada tek galip devlet olmalıdır.
Allah(c.c.) hak ve batılı ayırmamızı nasip etsin.
Günümüzde yönetim sistemi ikiye ayrılmıştır. Biri kapitalizm diğeri komünizmdir. Kapitalizm fakirden alır zengine verir. Bunu en basit tabirle anlatacak olursak. Bir işçi düşünün ve bu işçinin 10 bin lira ihtiyacı olsun. Bu işçi bankadan % de 6 faizle 10 bin lira kredi çeksin. Bu işçinin bir daha ki ay 10 bin 600 lira borcu olacaktır. Tabi kapatırsa bu borcu! Şimdi bir de elinde 10 bin lirası olan bir adam düşünün, bu adam parasını bankaya % de 6 faizle bankaya yatırdığında bir daha ki ay 10 bin 600 lirası olacaktır. Bunu böyle tek bir alana sınırlayıp anlattığıma bakmayın sakın haa, Rahmetli Prof. Necmettin ERBAKAN bunun kitabını yazmış. Örneğin; 1.50 tl lik bir ekmeğin 50 kuruşu faize gidiyor, 50 kuruşu vergi( ki bu 50 kuruşun yarısı yine faize gider), kalan 50 kuruş ise ekmeğin gerçek değeridir.
Gelelim komünizme, komünizm zengin ve fakir halk farketmeksizin tüm halktan alır ve bir kısmını devlet havuzuna ya da KİT' lere aktarır kalan kısmını da yetkin kişilere gider. Yani bu sistem de hem güçlünün sözü geçer hem özel sermaye yok olur hem de sınıf farkı ortaya çıkar. Yani örneğin sizin bir ineğiniz varsa komünizm bu ineği sizden alır ve size sadece günlük ihtiyacınız kadar süt verir. Kâr edemezsiniz yalnızca devlet ve devlet büyükleri kâr eder.
Ek bir bilgi vermeden geçemeyeceğim... Şuan Türk lirasının değeri Amerikan Merkez Bankası tarafından belirlenmektedir. Biraz daha konuyu açarsam bu değer sadece günlük olaylardan dahi değişir. Peki varmı bir açıklaması yok yani para değil mi bu? Evet para. Sen bunu neden benim üretimime, sanayime göre değil de iç sebeplere göre nasıl değiştiriyorsunuz?... Ayrıca bu demektir ki Amerika istediği kadar para basabilir ve parasının değeri bu yüzden değer kaybetmez. Bunu yapıyor da zaten, nasıl yapıyor peki? Dolar, hisse senedi ve tahvil yoluyla tüm Ortadoğu' yu sömürürken biz de devlet havuzundaki parayı %60 zararla Koç' a Sabancı' ya ve bankalara yediriyoruz...
Peki Türkiye? Türkiye kapitalist bir yönetime sahiptir. Fakat komünizm de ülkemizde denenmeye çalışılmıştır. Örnegin; Doğu Perinçek 90 larda komünizmin biraz daha yumuşak hali olan sosyalizmi ülkemize getirmeye çalışmıştır. Eğer hangisi doğru derseniz ben hiçbiri cevabını vermek zorundayım. Kapitalizm ülkemizde 93 yıldır sürüyor ama halâ bir kalkınma sağlayamadı, öteki yandan komünizm ve onun kardeşi olan sosyalizm tarihdeki yerini almış ve yanlış bir sistem olduğunu her zaman kanıtlamıştır.
Peki doğru ne? Doğru ikisi de değil, doğrunun bir sistem olmasına gerek yok, yine ekonomideki becerikliliğinden dolayı bahsetmem gerekecek, Prof. Necmettin Erbakan bunu bize 1 yılda göstermiştir. Bunu nasıl yaptı derseniz kâr pazarı ekonomisiyle yapmış ve gelir, mevduatları bir havuzda toplayarak ne kapitalizme ne de komünizme dayalı bir sistem getirmiştir, daha fazla ayrıntıya girmeden devam edersek...
Bütün bunların ne önemi var derseniz, unutmayın ki kişiler geçicidir eski dönemin Ecevit' i, Demirel' i. Yılmaz' ı, Perinçek' i gider bu dönemin Erdoğan' ı, Kılıçdaroğlu su, Bahçeli si gelir. Bir kafa mı koptu bakın hemen yenisi çıkar. Önemli olan sistemdir, zihniyetdir, yönetimdir köklü bir değişim istiyorsanız bunu başarmak ilk şarttır.
Bunları anlatmamın bir diğer sebebi ise ben burada isim verdiğimde... ki vereceğim, asla kahvehane siyaseti yapmayacağım eğer anlatacaklarımı anlamak istiyorsanız ön bilginizin, önyargı değil, olması gerekir. Ben bilgiden önce bilinç vermek istiyorum size sadece...
Sağlıcakla Kalın...